
Vikipedi’nin 25. yaş günü yaklaşırken, kutlanacak bir başka önemli yıldönümü daha var. 10 yıl önce, Vikipedi’ye 80’li yaşlarında iken katkı vermeye başlayan George Pendergast adlı editör hakkında bir yazı yazmıştık. Ağustos ayında George, 100 yaşına basıp bir asrı devirdi ve halen Vikipedi’ye katkıda bulunuyor. Her ne kadar Vikipedi editörleri hakkında çok az veri toplasak da, Vikipedi’ye katkı veren en yaşlı kişinin o olduğunu düşünüyoruz. (Editörün notu: Vikipedi editörleri arasında 2024 yılında yapılan bir ankette, 85 yaşında veya daha yaşlıların oranının %0olduğu, 100 yaşın üzerindekilerin ise çok daha az olduğu ortaya çıktı.)
George’un torunu Rory’nin arayıp, George ile (kendisinden G3 diye bahsedilir) on yıl aradan sonra görüşmek isteyip istemediğimi sorması benim için büyük bir şans oldu. George ile konularak son 10 yılda nelerin değiştiğini ve gelecekteki Wikimedia gönüllülerine görüş ve tavsiyelerini dinledim. Aşağıda, George, oğlu Scott ve torunu Rory ile yaptığım röportajın düzenlenmiş ve kısaltılmış hali bulunuyor.
Chris Koerner (Wikimedia Vakfı): George, buluşmak ne güzel! Bu sohbeti için üçünüzün bir araya gelmesinden ötürü size müteşekkirim. İnsanların Vikipedi’ye nasıl katkı verdiğini duymayı çok seviyorum ve bu, harika bir fırsat. George, 10 yıl önce 90 yaşındaydın, şimdi ise 100 yaşındasın. Son 10 yılda neler değişti? Neler farklı?
George Pendergast (G3): Eh, yaşlandım! (gülüyor) Vikipedi’de on yıl daha geçirmek büyük bir keyifti. Her gün aktif olarak çalışıyorum. Vikipedi bir öğrenme süreci. Maddeleri inceleyerek dünyayı öğreniyorum. Halen aynı düşüncedeyim, Vikipedi’de değişiklikler yapmak heyecanla verici ve bu iş, yıllar içinde iyice gelişti.
Chris: Son on yılda en çok gurur duyduğun şey nedir?
G3: Aslında Ekim ayında editör olarak 14. yılımı dolduracağım, ancak son yedi sekiz yıldır birçok maddenin kontrolünü yaptım. Dilbilgisi ve cümle yapısı gibi konuları seviyorum. Maddeleri kontrol işini seviyorum çünkü birçok maddeye bakma fırsatı buluyorsunuz ve onlardan bir şeyler öğreniyorsunuz. Ama Vikipedi’deki şu sözünü seviyorum: Açık, öz ve okur-dostu olun. Bu yüzden kontrolleri yaparken, inceleme ve önerilerde bulunurken bu terimleri uygulamaya çalışıyorum.
Şahsen, son 10 yılda Vikipedi’de çok şeyin değiştiğini ve bir yandan da ilkeler ve işlerin varlığını hâlâ sürdürmesi gibi birçok şeyin aynı kaldığını düşünüyorum. Çalışmaların geliştiğini düşünüyorum. Vikipedi’nin eskiden olduğundan biraz daha fazla öne çıktığını düşünüyorum. Yapay zekâya bakarsanız, ara sıra kaynak olarak Vikipedi’yi kullandıklarını görürsünüz. Yani bu daha iyi, ama Vikipedi’nin özellikle kaynak gösterme konusunda büyük bir gelişme kaydettiğini düşünüyorum. Bu konuda çok titiz davranıldı ve bence bu, bir madde okurken güven duymanıza yardımcı oldu.
Şunu unutmayın, bu tamamen gönüllüler tarafından yürütülen bir çalışma ve hepimizin farklı becerileri ve farklı beceri seviyeleri var. Bu da bir etken. Ancak maddeleri incelerken, son 10 yılda her şeyin daha iyi hale geldiğini görebiliyorum ve bence ortaya çıkan şey de bunu gösteriyor.
USS Mahan 364 – benim de içinde bulunmuş olduğum bir gemi – hakkında maddeyi yazdığım için çok memnunum! Aslında çok önemli bir kişi olmadığımı söylememe izin verin, ama iki önemli deneyimim oldu. Birincisi, Japon kamikazesi tarafından batırılan bir gemide geçirdiğim gün, ikincisi ise 100 yaşıma girmek üzere olmama rağmen hâlâ bilyelerimin elimde olması! Sanırım beni diğerlerinden farklı kılan tek şey bu.
Rory Pendergast (George’un torunu): Hey Dede, yapay zekâ ve yapay zekânın Vikipedi maddelerine atıfta bulunması ile çok ilgilendiğini biliyorum, peki ya yapay zekaâın Vikipedi’ye etkisini kendi açından nasıl değerlendiriyorsun?
G3: Şey, ben onu daha çok, bildiklerimi doğrulamak için kullanıyorum ve bana gerçekten yardımcı oluyor. Çok fazla soru soruyorum. AI’ya herhangibir şey yazdırmıyorum, ama çeşitli konularda çok fazla soru soruyorum ve iyi yanlarından biri, eğer tam olarak aynı fikirde değilsem, karşı soru sorup “Evet, kesinlikle haklısın” veya “Hayır, yanılıyorsun” derim. Bu, doğrulamama gerçekten yardımcı oluyor ve yaptığım işi biraz daha iyi hale getiriyor, çünkü bu sadece bir şey hakkındaki benim kendi fikrim değil.
Örneğin, dilbilgisinde pek sık göz ardı edilen şeylerden biri “due to” ve “because of” arasındaki farktır ve çok az kişi bu farkı bilir. Bu yüzden bu konuda birçok tartışmaya giriyorum ve düşüncelerimi desteklemek için yapay zekâdan yararlanıyorum.
“Tartışma” demek, fazla ağır kaçar. Bence yaptığım şey daha çok, yapay zekâyı çalışmamı iyileştirmek ve yardımcı olacak örnekler vermek için kullanmak. Bazen bir cümleyi yapay zekâya gönderip, cümle yapısının iyi ve gramer açısından doğru olup olmadığını soruyorum. Bunu sadece cümleyi kendim okurken zorlandığımda yapıyorum. Ama yapay zekâya değer veriyorum ve onunla etkileşim kurmaktan keyif alıyorum.
Rory: Sana bir sorum var, çünkü şu tartışıp durduğun kişileri hep merak etmişimdir, tamam mı? Sanırım bu kişiler Vikipedi’nin diğer editörleri ve yazarları?
G3: Aslında en çok madde yazanlarla tartışıyorum. Özellikle “due to” ve “because of” arasındaki fark hakkında. Birinin üzerinde çalıştığı maddeyi koruması yaygın bir durumdur. Hepimiz yaptığımız işleri koruruz. Yazdığım maddelere baktığımda bunu anlıyorum ve bazen eleştiri aldığınızda buna karşı çıkarsınız. Yani, bence bu insan doğasıdır. Ama hayır, kavga yok, sadece şöyle bir şey var…
Rory: Hararetli tartışma
G3: Tam da öyle.
Rory: Peki, bu insanların çoğunun kaç yaşında olduğunu düşünüyorsunuz?
G3:Nispeten genç olduklarını tahmin ediyorum.
Rory: Şimdi bu ne demek? Öyle değil mi ama? 90 yaşında olmak, nispeten genç kime dnir? 90 yaşında biri için kimler nispeten gençtir?
G3: Biraz abartmış olabilirim ama ama bence çok sayıda genç insan var. Yazma ve gramer bilgilerinin olduğu belli oluyor. Bir maddeyi incelediğinizde, birinin iyi cümle ile kötü cümle arasındaki farkı ayırt edebilecek beceriye sahip olup olmadığını kolayca anlayabilirsiniz. Bence Vikipedi’ye gelenlerin çoğu genç insanlar.
Onlar da gittikçe daha iyi hale geliyorlar. Ve bence Vikipedi genel olarak – kendimi tekrar ediyorum – daha iyi hale geliyor. Belki takip işi eskisinden daha iyi. Belki gönüllüler daha iyi. Belki daha gençler. Ve benim bu işe girme sebebim, bir gün bir emekli gazetesini okurken, makaleyi yazan arkadaşın, Vikipedi’nın biraz daha yaşlı kimselere ihtiyacı olduğunu söylemesi ve ben de buna uyuyordum. İşte böyle başladım.
Ama geçmişte çok yazdım. Denetçiydim ve bu yazı yazmayı gerektiren bir işti. Bulgularınızı görünce, “Yanlış olan ne?, Nasıl düzeltebilriim?” diye düşünürsünüz. Bu yüzden biraz yazı yazma deneyimim var, madde değil ama rapor yazma konusunda.
Rory: Bunu bilmiyordum, bana ilk defa Vikipedi’ye dikkatnizi çeken gazeteyi anlatır mısınız?
G3: Beyefendi, sanırım emekli bir askerdi ve Montana’daki üniversitelere gidip bu kişiyle röportaj yapmışlardı – hangi dergi veya bültende yayınlandığını hatırlamıyorum – ama neyse, ben de bu şekilde bu işe girdim. Yaşlıların Vikipedi’ye katkıda bulunması gerektiğine dair bir makale okumuştum. Ama ayrıntıları veremeyeceğim.
Böylece bu işe atladım. İkinci Dünya Savaşı’ndayken içinde bulunduğum o gemiyi yazdım ve İkinci Dünya Savaşı’nda yer alan WAVES, SPARS, Cadet Nurse Corps gibi konularda çok yazdım.
Chris ve Rory aynı anda: Ben de onu sormak istiyordum, işe kadınların açısındna bakmaya seni yönetlen neydi? WAVES ve Sahil Güvenlik’teki kadınlar. Savaştaki kadınlar hakkında yazmaya yönelten şey ne oldu?
G3:Fort Harrison’daki Montana Askeri Müzesi’nde gönüllü olarak çalıştım ve bazı vitrinlerde İkinci Dünya Savaşı’ndaki kadınlar hakkında pek bilgi yoktu. Gönüllü olduğumda, benden WAVES, SPARS vb. konularla ilgili yazılar bulmamı istediler. Vikipedi’ye girdim ve bunların hakkında madde yazmak için harika konular olduğunu düşündüm. Eminim ki birçok kişi WAVES’teydi, ama şimdi onlar da benim gibi. Ya vefat ettiler ya da çok yaşlandılar. İşte onlar ve kimilerinin kızları, oğulları bu konulara dair madde yazılmasından memnun olabilir. İşte bu fikir böyle ortaya çıktı.
Chris: (bir yandan G3’ün bahsettiği maddeleri arayıp, sayfa görüntüleme istatistiklerini inceleyerek) George, bahsettiğin iki maddeyi de inceliyorum çünkü onları daha önce okumamıştım. Gerçekten etkileyici maddeler. Çok güzel.
G3: Şey, bence kadınlar biraz unutulmuşlardı ve bence bu, onların da askeri açıdan katkıda bulunduklarını gösteriyor, evet.

Chris: George, Vikipedi’deki bu maddelere kaç kişinin baktığını hiç gördün mü?
G3: Ben bunu asla yapmam. Bazı kişilerin ana sayfalarında kaç tıklama gördükleri yazıyor. Hayır, bunu yapmadım.
Chris: Oh, tamam. Binlerce kez görüntülenmiş. Son 90 gün içinde sadece WAVES sayfasının 15.000 kez görüntülendiğini bilmenizi isterim (Editörün notu: Bu röportajın yapıldığı sırada 15.000 kez görüntülendi).
Rory: Ne!?
G3: Evet, o benim öne çıkan iki maddeden biriydi. O ve Mahan sınıfı destroyer makalesi.
Chris: Bayıldım. Bu harika. Çok hoş.
G3: Bunu yapabildiğim için şanslıyım ve Vikipedi bana bu fırsatı veriyor, bundan ötürü minnettarım. Bu, aynı zamanda bir öğrenme süreci.
Rory: Bir gün G3’ü ziyarete gitmiştim – şu anda Maui’de yaşıyor ama eskiden San Diego’da benim yakınımda oturuyordu. Sanırım Şubat ayı civarydı, yapay zekâ hakkında konuşuyorduk. Avukat olduğum için, bu konu her şeyin bir parçası haline geliyor. Chris, ne oldu biliyor musun, birden ayağa kalktı, yanıma oturdu ve “Kahretsin, keşke 20 yıl daha yaşayabilsem de tüm bunların nereye varacağını görebilsem” dedi. Bu gerçekten etkileyiciydi. Ona, tam olarak neyi görmek istediğini sordum. Yoksa bu, sadece işleryin nereye varacağını bilmemenin merakı mıydı?
G3: Teknolojinin bugüne kadar neler yaptığını bir düşünün. 20 yıl sonra neler olacağını hayal edin, üç kızınızın büyüdüğünü göreceğim.
Rory: Tabi, tabi. Evet, o da var, o da var. Ama şöyle bir şey var mı, yani, ilk başladığınız, AI’yı ilk duyduğunuz – ya da neler yapabieceğini duyduğunuz- zaman ile; şimdilede hergün yaptığınız işler arasında bir fark görebiliyor muydunuz?
G3: İlk olarak, muhtemelen birçok kişi gibi benim de bazı yanlış algılarım vardı. Başlangıçta bu konuda pek pratik düşüncelerim yoktu, ancak kullanmaya başladığımda bunun ne kadar büyük bir avantaj olduğunu anladım. Sorun şu ki, bilgiler nereden geliyor? Sanırım her zaman kaynağa bağlı kalıyorsunuz. Ama iyi olan şey, makineye soru sorabilmeniz ve makinenin “Kesinlikle haklısınız” demesi – bu da işin eğlenceli kısmı. Sonra size farklı bir bakış açısı sunar ve eğer onu beğenmezseniz, tekrar sorabilirsiniz. Yani kaynak – bilginin kaynağı – AI için en önemli şey, sizce de öyle değil mi?
Örneğin Vikipedi kaynak gösterme konusunda gerçekten büyük gelişme kaydetti. Kaynakları her zaman kontrol ediyorlardı, ama şimdi daha da iyi hale geldiler. İşte burada güvenilirlik devreye giriyor. Bir maddede değişiklik yaptığımda, diğer editörler nedenini bilmek istiyorlar. Bu yüzden, söylediklerinizi daha kolay kabul edebilmeleri için bir kaynağa ihtiyacınız var.
Chris: George, gönüllü olarak yaptığın işleri düşündüğünde, birine neden Vikipedi’ye katkı vermesi gerektiği konusunda ne gibi tavsiyelerde bulunacağını hiç düşündün mü? İnsanlar zamanlarını neden katkıda bulunmak için harcamalılar? Biliyorsun, insanlar zamanlarını bin türlü farklı şeyle geçirebilirler, değil mi? İnsanlar neden bu işe zaman ayırmalı?
G3: Şey, bence herkesin başlangıçta kendince bir nedeni vardır. Bence bu, düzen için, kendinden daha büyük bir şey için bir şeyler yapmak demek. Bu işin sonunda kimse sırtını sıvazlamaz ya da sana başka bir şey yapmaz. Ama bir maddeyi iyileştirirsen, diğer insanların okuma keyfini çok daha iyi hale getireceğini bilirsin. Vikipedi’nin kendisi, bilirsin, birinin bu fikri nasıl bulduğunu açıklamak zor, insanlar bu şekilde bilgi edinebiliyorlar.
Düşündüğünüzde, yapay zekâ nerdeyse bir çaylak gibi geliyor bana. Vikipedi bu fikri çok uzun zaman önce ortaya atmıştı. Her neyse, bence insanlar yazmayı, kendilerini ifade etmeyi seviyorlar ve herkesin bunu yapma nedeni farklı olabilir, ama benimki düzenin iyiliği için ve umarım dünyaya kalıcı bir etkisi olacak iyi bir şey yapıyorsunuzdur.

Chris: Sana eğlemceli bir soru soracağım. Vikipedi’de başarı rozetleri verilseydi, sana hangi rozet verilirirdi?
G3:Eminim herkes yaptığı işin karşılığında bir ödül almaktan hoşlanır. Bence bu insan doğasının bir parçası, ama yine de en iyisinin teşekkür olduğunu düşünüyorum. Eğer sorunuzu yanıtlıyorsa.
Chris: Öyle. Harika. Teşekkürler, George. Çok mütevazı bir söz. Ben şahsen bunun Wikimedia gönüllülerinin bir başka özelliği olduğunu düşünüyorum. Birçoğu bu işi kesinlikle özveriyle yapıyor.
G3: Bu işe dahil olan milyonlarca insanı düşündüğünüzde, evet, bu gerçekten inanılmaz bir şey. Evet, bunu yapma fırsatı bulduğum için mutluyum. Sadece arkadaşlarımla başımı belaya sokmayın (George gülüyor).
Rory: Hey, büyükbaba, sana bir sorum var. Eğer bir şekilde 1920’lere veya 1930’lara geri dönüp büyükannen ve büyükbabana, anne ve babana şu anda yaptığın şeyi açıklayabilseydin, sence nasıl tepki verirlerdi?
G3:”Delirmiş bu”! Hayır, kimse buna inanmazdı. Benim zamanımda radyo çok önemliydi. İlk radyomuzu aldığımız günü hatırlıyorum, bu yüzden hiçbirimizin bugün olan bitenleri hayal edebileceğini sanmıyorum. Evde su akması bile büyük bir olaydı. Hala su için pompa kullanan birçok insan vardı. İlk tarifeli havayolu şirketinin 1935’te kurulduğunu sanmıyorum! Yani hayat benim yaşamım boyunca gerçekten çok değişti, özellikle evde su akması.
Rory: Ama bir şey sorayım, sence onlar yazmaya ve okumaya ve senin izlediğin yola ilgi duyuyorlar mıydı?
G3: Hayır, bence insanlar daha çok geçim kaynakları ve düzenli bir işle ilgileniyorlardı. Ve bu 30’lu yıllarda böyleydi. En önemli şey düzenli bir işti. Yani insanlar mobil evler ve tekneler hakkında düşünmüyorlardı. Nasıl geçineceklerini düşünüyorlardı! Benim geldiğim yerde mesele düzenli bir işi olmaktı, çünkü genellikle kışın iş yoktu. Bu yüzden önemli olan şey düzenli bir işti. Bugün garip gelebilir, ama benim hatırladığım kadarıyla durum böyleydi.
Chris: George, sakıncası yoksa, 10 yıl önceki bir yazıdan askerlik günlerin hakkında biraz bilgi sahibi oldum, ancak o dönem ile Vikipedi’ye katılmaya başladığın dönem arasında büyük bir boşluk var. Bu arada neler olduğunu biraz daha anlatır mısın? Belli ki bir ailen var ve bir tür denetçiymişsin. Paylaşmaktan rahatsız olmayacağın ölçüde bu konu hakkında biraz daha bilgi verebilir misin?
G3: Evet, bir eşim ve beş çocuğum vardı ve 30 yıl boyunca Montana eyaletinde denetçi olarak çalıştım. Bankaları, devlet kurumlarını ve benzeri kuruluşları denetledik.
Chris: Yazma ve düzenleme tutkunuz da buradan mı geliyor?
G3: Çok fazla yazarsınız ve denetçi olarak çeşitli şeyler keşfedersiniz ve insanlara sorunu nasıl çözeceklerini anlatmanız gerekir. Bu yüzden yazmak hayatımın bir parçası olmuştur.
Chris: Vikipedi’de öğrendiğiniz ve sizi şaşırtan bir şey var mı?
G3: Sanırım beni en çok şaşırtan şey, zaman içinde madde sayısındaki artış oldu. Başladığımdan beri, yani son 14 yılda kaç madde eklendi? Ve bu kadar çok dilde olmaları bence oldukça şaşırtıcı. (Editörün notu: 2011’den beri İngilizce Vikipedi’ye yaklaşık 3,2 milyon madde eklendi ve şu anda 7 milyondan fazla maddeye sahip. George’un düzenlemeye başlamasından bu yana 58 yeni Vikipedi dil sürümü oluşturuldu.)
Rory (Chris’e): AI hakkında Wikimedia ne düşünüyor?
Chris: Bu gerçekten çok iyi bir soru. Vakıf olarak, yapay zekanın insanları desteklemesi gerektiğini, onların yerini almaması gerektiğini düşünüyoruz. Vikipedi gönüllülerinin güvenilir ansiklopedik bilgileri paylaşma konusundaki özeni ve bağlılığı, yapay zekânın yerini alamayacağı bir şeydir. Bu nedenle, insanlar her zaman tüm projelerimizin merkezinde yer almaya devam edeceklerdir. Gönüllüler, Vikipedi’de hangi içeriklerin kalacağına ve bunlarla ilgili politikalara, kendi toplulukları içinde yapay zekaâyı nasıl kullanmak istedikleri de dahil olmak üzere, konsensüs temelinde karar verir. George gibi gönüllülerin istedikleri şekilde çalışabilecekleri bir alan olmasını ve teknoloji sayesinde bu deneyimi kolaylaştırmayı amaçlıyoruz.
Bize göre bilgi, insana özgüdür. Vikipedi, insana özgüdür, değil mi? İnsanlar tarafından yapılmıştır. İnsanlar içindir. Ve biz de böyle kalmasını istiyoruz! Bu çok benzersiz bir şey ve bence bu yüzden bu kadar uzun ömürlü oldu. Vikipedi, gelecek yılın Ocak ayında 25. yılını kutlayacak ve 25 yıl boyunca varlığını sürdürmek her şey için oldukça şaşırtıcı bir şey, hele ki gönüllüler tarafından yönetilen bir çevrimiçi topluluk için, değil mi? Bu gerçekten şaşırtıcı.
G3: Bu akıl almaz bir şey!
Chris: Şu espriyi severiz: Vikipedi teoride işe işlemeyen ama pratikte işleyen bir şeydir.
G3: Jimmy Wales’in biriyle röportaj yaptığını hatırlıyorum, kim olduğunu unuttum. Eminim bu konuda çok düşünüyorsunuzdur.
Chris: Oo, kesinlikle. Gönüllülere yardımcı olmak için bunu nasıl bir araç olarak kullanabileceğimizi bulmaya çalışıyoruz – çalışmalarını daha kolay, daha hızlı, daha güvenilir veya daha çevrilebilir hale getirmek için. Bunlar ne olursa olsun, daha fazla kaynak gösterilmesi gereken maddeleri etiketlemek ve potansiyel vandalizmi bulmak gibi, çok uzun zamandır kendi araçlarımızla yaptığımız şeyler. Makine öğreniminin tüm bunlara nasıl yardımcı olabileceğini bulmaya çalışıyoruz.hat.
G3: Bunu duyduğuma sevindim. Bu benim için çok yararlı. Tabii, söylediklerine güvenebiliyorsan, ama bu her zaman bir soru işareti, değil mi?
Eğer işler düzelirse, eminim ki Vikipedi’nin 25 veya 20 yıl öncesine göre çok daha iyi olduğunu kabul edeceksiniz. Sanırım yapay zekâ bu konuda ona yardımcı olabilir, değil mi?
Peki, Rory, şey olduğunda bana bir mektup gönderebilirsin…
Rory: Evet, sana bir mektup göndereceğim, tabi. Seni bir telefonla gömeceğim ve sonra bir e-posta göndereceğim.
G3: İyi fikir! Uzun ömürlü pil olması lazım ama.
Rory: Evet, öyle yaparım, kalp pilinin kısa mesaj alıp alamayacağını göreceğiz.
G3:Aynen öyle. Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Chris: Teşekkürler George, çok teşekkür ederim.
Rory (G3’e): Başka bir orun veya söylemek istediğin başka bir şey var mı?
G3: Hayır, ne dediysem istemeden oldu, çünkü çeneni açtığında hep başın derde girer.
Rory: Saçmalık!
G3: Babam, birinin konuşurken hiçbir şey öğrenemeyeceğini söylerdi.
Rory: (gülerek) Belki de bu konuşmanın amacı senin birşeyler öğrenmen değildir?
G3: İyi, görürüz bakalım, değil mi?
Rory: Biliyor musun, benim de ufak bir sorum var. 14 yıl önce senin durumunda olan ve “Bu işin ilerlemesinin tek yolu senin katılımın” diyen bir yazı okumuş olan başka birine önerin ne olurdu?
G3: Aslında asıl sorun şu ki, ben çok şanslı insanlardan biriyim. Hâlâ aklım başımda. Yürüyebiliyorum, ama 80’li yaşlarının başında olan birçok insan yürüyemiyor. Bu yüzden bahsettiğin şeyi yapmak zor. Bence, böyle bir şey yapmak için motivasyonu olan veya buna eğilimi olan seçkin azınlık için – eğer öğrenmek ve biraz katkıda bulunmak istiyorsalar – Vikipedi bunu yapmak için harika bir yer olur.
Rory:Bayıldım. Tamam, anlaşıldı, başka bir şey var mı büyükbaba?
G3: Yemek ne zaman!?
Can you help us translate this article?
In order for this article to reach as many people as possible we would like your help. Can you translate this article to get the message out?
Start translation