İstanbul Medipol Üniversitesi Viki Kulübü ile 2 Kasım’da, İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nun çok katmanlı tarihini belgelemek amacıyla bir fotoğraf yürüyüşü düzenledik. Bu etkinlik yalnızca bir gezi değil, farklı inançların yüzyıllardır yan yana var olduğu bu semtin mimari mirasını özgür bilgi ekosistemine kazandırmayı hedefleyen bir topluluk çalışmasıydı.
Aya Triada Kilisesi
Taksim Camii’nin avlusunda bir kafede toplanıldıktan sonra günün ilk durağı, İstiklal Caddesi’nin sonunda yükselen Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi oldu. Mermer kubbeleri, vitray pencereleri ve avlusundaki sessizlik, İstiklal’in karmaşasının hemen ardında bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyordu. Birden çok mimari üslubun yansıması olan bu eklektik yapı sadece inançların değil mimarinin de iç içe olduğunu bize göstermekteydi. Katılımcılar burada hem kilisenin tarihini dinlediler hem de öğlen ışığında yapının detaylarını fotoğrafladılar.

St. Antuan Kilisesi
Bir sonraki durakta St. Antuan Katolik Kilisesi’ne yöneldik. Venedik tarzı neo-gotik mimari ile yapılmış cephe ve yüksek kemerler, objektiflerin odak noktası hâline geldi. Kilisenin içindeki loş atmosfer, fotoğraflara neredeyse resimsel bir derinlik kazandırdı. Fresk ve heykellerdeki estetik ve sembolizm St. Antuan’ın İstanbul’daki en popüler kilise olma sebebini bize anlatıyordu.

Santa Maria Draperis Kilisesi

Kırım Kilisesi
Yürüyüşün sonraki durağında Kırım Anglikan Kilisesi, Beyoğlu’nun en yüksek noktalarından birinde bizi karşıladı. Beyoğlu’nun ara sokaklarında ansızın karşımıza çıkan taş yapı bizi beklentilerimizin çok üstünde büyüledi. Taş duvarları ve neo-gotik gül pencereleriyle İstanbul’daki Anglikan mirası simgeleyen bu yapı, kentin çok kültürlü geçmişini bir kez daha hatırlattı. Fotoğraf yürüyüşümüzün en keyifli anına Kırım Kilisesi sahne oldu. Katılımcılarımız ve kilise içinde halihazırda pratik yapan kilise korosu, ortak şekilde Gnossienne No. 1’i seslendirdi. Son olarak kilisenin halka ve turizme kapalı ikinci katından da kiliseyi fotoğrafladık.
Photowalk ekibinden Kullanıcı:Piyanist kilise korosuyla, Beyoglou (CC BY-SA 4.0)
St. Peter ve St. Paul Kilisesi
Son durak, Galata’nın ara sokaklarında gizlenen Saint Peter ve Saint Paul Kilisesi oldu. Küçük ama etkileyici iç mekânı ve Galata Kulesi silüetinin önünde her zaman gözüken kulesiyle güzel bir destinasyondu.
Sonuç
Her durakta farklı bir mimari üslup, farklı bir cemaatin hikâyesiyle karşılaştık. Günün sonunda yalnızca yüzlerce fotoğraf değil, Beyoğlu’nun kültürel çeşitliliğine dair canlı bir bellek oluşturduk. Bu kareler Wikimedia Commons’a yüklendi ve böylece kentin dini mirası dijital dünyada herkesin erişimine açılmış oldu.

İlgilenebileceğiniz bağlantılar
Can you help us translate this article?
In order for this article to reach as many people as possible we would like your help. Can you translate this article to get the message out?
Start translation